Engelliye geçit vermeyen asansör için ‘ayrımcılık’ kararı

Ortopedik engelli M.O.M., bir iş için iş hanına gitti. Hanın asansörünün küçük ve dar olduğunu gören engelli genç, hayatının şokunu yaşadı. İşini çözemeden iş hanı kapısından dönmek zorunda kalan engelli genç, ayrımcılığa uğradığı gerekçesiyle TİHEK’in yolunu tuttu.

‘AYRIMCILIK’ İDDİASI

Asansörün dar olması sebebiyle tekerlekli sandalye ile kullanamamasının engellilik temelinde ayrımcılık oluşturduğunu iddia etti. Müşteri olarak gittiğini, öncesinden telefon ederek engelli erişiminin olup olmadığını sorduğunu, kendisine asansörün ve engelli erişiminin olduğunun söylendiğini hatırlattı.

İş hanına gittiğinde asansörün tekerlekli sandalyenin sığamayacağı kadar küçük olduğunu gördüğünü, almak istediği hizmetten yararlanamayarak oradan ayrıldığını, söz konusu asansörün genişletilebileceğini, iş hanı yönetimine başvurduğunu ancak bir sonuç alamadığını, engelliliği sebebiyle ayrımcılığa uğradığını iddia etti.

İŞ HANI YÖNETİMİ HAKSIZ BULUNDU

Kuruma savunma yapan iş hanı yönetimi ise; söz konusu asansörde tadilatın 3 milyon TL’yi bulduğunu, bunun karşılanmasının mümkün olmadığını öne sürdü.

Savunma dilekçesinde; asansörün iskâna uygun olduğunun yapı kullanma izni belgesinden de anlaşılacağı, asansörün bulunduğu boşluğun her iki yanındaki perde duvarlar sebebiyle genişletme çalışması yapmanın mümkün olmadığı dile getirildi.

Söz konusu tadilatın tahmini maliyetinin 3 milyon TL’den aşağı olamayacağı, bunun yönetim tarafından karşılanamayacağı, zira iş hanındaki aylık giderin yaklaşık 30 bin TL aylık gelirin ise 23 bin 450 TL olduğu vurgulandı.

İddiaları ve savunma dilekçesini masaya yatıran TİHEK, iş hanı yönetimini haksız buldu.

Kararda şöyle denildi:

  • “Öncelikle Engelliler Hakkında Kanun’un Tanımlar başlıklı 3’üncü maddesinde umuma açık hizmet veren yapılar arasında iş hanlarının da sayıldığını ifade etmek gerekmektedir. Bu nedenle iş hanı, engelli bireyler dâhil olmak üzere umuma hizmet veren erişilebilirlik standartlarını sağlaması gereken bir yapı olarak değerlendirilmelidir. Ayrıca belirtmek gerekir ki makul düzenlemeden farklı olarak erişilebilirlik, gruplarla ilgili bir müessese olduğundan erişilebilirliği sağlama görevi uygulanmadan ve ortaya çıkmadan önce öngörülmesi gereken bir yükümlülüktür.
  • Bu sebeple, muhatabın bir yere girilmesine ya da hizmetin kullanılmasına dair bireysel bir talep almadan erişilebilirliği sağlama yükümlülüğüne sahip olduğu açıktır. EHK tasarruf tedbirlerinin engelli bireyler için aşamalı olarak erişimi sağlamaktan kaçınmak için makul bir gerekçe olamayacağına, erişilebilirliği sağlama yükümlülüğünün şartsız olduğuna dikkat çekmektedir. Açıklanan gerekçeler istikametinde muhatabın öngörülen 4 yıllık sürenin sonunda da mevcut durumun çözümüne ilişkin bir sonuç ortaya koyamayacağı, bu yönde bir iradenin sunulmadığı ortadadır.
  • Ayrıca muhatap tarafından ifade edilen maliyet açıklamalarının engelli bireyler için aşamalı olarak erişimi sağlamaktan kaçınmak için makul bir gerekçe olamayacağı başvuranın bireysel olarak tespit ettiği sıkıntıların muhatap tarafından evleviyetle tespit edilmiş olması gerektiği, tedbir alma yükümlülüğünün hem EHİS hem de 5378 sayılı Kanun çerçevesinde muhatapta olduğundan erişilebilirlikle ilgili bir eksikliğin bireyler tarafından bildirilmesinin beklenmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği kanaati ile muhatap tarafından erişilebilirlik bağlamında dolaylı ayrımcılık yasağını ihlal edildiği kanaatine varılmıştır. Başvuruda ayrımcılık yasağı ihlali yapıldığına, muhatap iş hanı yönetimine 2 bin 700 TL para cezası kesilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir