TTB’den Sağlık Bakanlığı’na 3 soru

TTB’den Sağlık Bakanlığı’na 3 soru

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi aşılama sürecine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı, Sağlık Bakanlığı’na üç soru yöneltti.

“GEREKEN 130 MİLYON DOZ AŞININ ŞU ANDA KADAR 14.5 MİLYON DOZU TEMİN EDİLDİ”

Temel üreme sayısı 2,5 ile 3,5 arasında olan bir enfeksiyon hastalığında yüzde 100 etkili ve yaşam boyu bağışıklık sağlayan bir aşının toplum bağışıklığını da sağlayabilmesi için toplumun yüzde 60’ı ile yüzde 72’sinin; aşı yüzde 80 etkili olduğunda ise toplumun yüzde 75’i ile yüzde 90’ının aşılanması gerektiği bilgisini veren TTB, şunları belirtti:

* Daha düşük düzeyde bir etki ise tüm toplumun aşılanmasını gerektirir. Bu aşamada, 18 yaş altı nüfus ve belli hastalıkları olanlara aşı yapılmayacağını göz önüne aldığımızda, yüzde 100 etkili bir aşıyla bile kapsam dahilindeki her bireyin aşılanması çok önemlidir.

* Bu durumda göçmenler dahil en az 65 milyon insanın aşılanması gerekmektedir. Belirtilen 65 milyon kişi için gereken 130 milyon doz aşının şu ana kadar 14,5 milyon dozu temin edilmiş ve öncelikli gruplara aşı yapılmaya 14 Ocak 2021 itibariyle başlanmıştır.

“AŞI OLAN KİŞİ SAYISINDA İLLER ARASINDA BÜYÜK BİR FARK GÖZLENMEKTEDİR”

Türkiye’de açıklanan verilere göre 1 Mart 2021 (saat 17.00) itibarıyla bir doz aşı alan kişi sayısının 7 milyon 45 bin; iki doz aşı alan kişi sayısının ise 1 milyon 849 bin olduğuna dikkat çeken TTB, “14 Ocak’ta başlayan aşılamada günlük ortalama 200 bin doz aşı uygulanmaktadır. Uygulanması gereken 121 milyon doz daha aşı olduğuna göre bu hızla aşılanma aylarca sürecektir. Yine Türkiye’de 01.03.2021 tarihi (saat 17.00) itibarıyla bir doz aşı olan kişi sayısında, iller arasında büyük bir fark gözlenmektedir (Şırnak yüzde 1,5; Çanakkale yüzde 14,4)” ifadelerini kullandı

“STANDARDİZASYON YAPILMAZSA YAŞANAN EŞİTLİK FARK EDİLMEYECEK”

TTB, açıklamasına şu örneklerle devam etti:

* İllerde bir doz aşı olan kişilerin o ilin nüfusuna oranı 34 ilde yüzde 10,0 ile yüzde 14,4; 33 ilde yüzde 6,0 ile yüzde 9,9; 14 ilde (Şırnak, Hakkari, Ağrı, Şanlıurfa, Siirt, Mardin, Muş, Bitlis, Diyarbakır, Batman, Bitlis, Van, Gaziantep, Iğdır) yüzde 1,5 ile yüzde 5,0 arasında değişmektedir.

* Bu farkın ortaya çıkmasında, aşılamanın bu aşamada ağırlıklı olarak 65 yaş ve üzeri grubunda uygulanması, önemli bir nedendir. Bir diğer önemli neden de eşitsizliktir.

* Bu alanda çalışan bilim insanları; verilerin yaşa göre standardize edilmemiş kaba hız verileri olduğunu, bu şekliyle değerlendirmenin hatalı olabileceğini, standardizasyon yapılmazsa yaşanan eşitsizliklerin fark edilemeyeceğini, diğer bir deyişle gizlenmiş olacağını bilmektedir.

“65 YAŞ VE ÜZERİ AŞILAMA ORANLARI GÜNEYDOĞU ANADOLU’DA EN DÜŞÜK DÜZEYDE”

“65 yaş ve üzeri grubunun iller bazında oranlarına bakıldığında aşılamadaki eşitsizlik gün yüzüne çıkıyor” ifadelerine yer veren TTB, şöyle devam etti:

* 65 yaş ve üzeri grubunda en yüksek aşılanma oranları Ankara (yüzde 86,8), Eskişehir (yüzde 83,9) ve Osmaniye (yüzde 81,6) illerinde gerçekleşmiştir. 65 yaş ve üzeri grubunda en düşük aşılanma oranları ise Hakkari (yüzde 19,8) Şırnak (yüzde 21,3) ve Siirt (yüzde 24,3) illerinde gerçekleşmiştir.

* 65 yaş ve üzeri grubunda aşılanma oranları, Güneydoğu Anadolu’da en düşük düzeydedir. Aşılanma oranı en düşük olan iller aynı zamanda son iki haftadaki verilere göre 100 bin nüfusa en düşük vaka oranlarının da görüldüğü illerdir.

* Sahadan alınan bilgilere göre aşılamada yaşanan eşitsizliğin temelinde iktidarın politikalarına duyulan güvensizlik ve bakanlığın Covid-19 aşılamalarını başvuruya dayalı randevu sistemi ile planlanması nedeniyle anadilinde sağlığa erişim imkanının olmaması esas nedenler arasında görülmektedir.

“MEVCUT YÖNETİM ANLAYIŞI AŞIYA GÜVEN DUYGUSU OLUŞTURMUYOR”

Her yaş grubu için yapılacak aşılama oranının bu düzeyde ve hızda seyretmesi durumunda toplum bağışıklığının aşı ile sağlamanın mümkün olamayacağını savunan TTB, şu açıklamayı yaptı:

* Türkiye aşılanma oranları göz önüne alındığında, Sağlık Bakanlığı’nın sağlık çalışanları ve toplum üzerinde etkili bir aşı kabul çalışması yapmadığı, mevcut yönetim anlayışının aşıya güven duygusu oluşturamadığı söylenebilir.

* Dolayısı ile Türkiye aşı tedariki ve dağıtımındaki zorlukları çözmede başarılı olsa bile COVID-19 aşısına karşı oluşan tereddütleri engelleyemezse salgını önlemek için gereken aşılama oranlarına ulaşamama riskiyle yüz yüze gelecektir.

TTB’DEN SAĞLIK BAKANLIĞINA 3 SORU

TTB, aşılama programına ilişkin Sağlık Bakanlığı’na şu soruları yöneltti:

* Vaka sayılarının diğer illere göre düşük olmasının nedeni hastalığı geçirmeleri mi? Yeterli test yapılmaması mı? Etkili bir temaslı takibi yapıl(a)maması mı? Yoksa her üçü müdür? TÜİK ile birlikte yapılan seroprevalans çalışmasının illere göre sonuçları kamuoyu ile neden paylaşılmamaktadır?

* Risk gruplarında aşılamaya geçmeden önce örneklem üzerinden PCR’a ve antikor düzeyine ve yine antikoru negatif olanlarda ikinci doza geçmeden PCR ve antikor düzeyine bakılmış mıdır?

* Aşı sonrası istenmeyen etki sürveyansı yapılıyor mu? Yapılıyor ise bu sürveyans sonuçları neden paylaşılmamaktadır?

İlginizi ÇekebilirHavai fişek fabrikası patlamasında yeni gelişmeHavai fişek fabrikası patlamasında yeni gelişme

Author:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir